SU GİBİ BERRAK

Bronşit Nedir?Akut ve Kronik Bronşitin Nedenleri, Belirtileri, T

Kategori: SAGLIK

BRONŞİT: akut ve kronik bronşitin nedenleri, belirtileri, tanısı ve tedavisi

BRONŞİT

Nefes aldığımızda, hava; burundan soluk borusuna oradan da akciğerlere geçer. Soluk borusu, akciğerlere giden iki kola ayrılır. Bu kolların her birine bronş denir. Bu bronşların, çeşitli sebeplere bağlı olarak iltihaplanmasına bronşit denir. Bronşit, akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır. Şimdi bunları ayrı ayrı inceleyelim.


AKUT BRONŞİT

Soğuk algınlığından sonra görülen, yaygın ve bulaşıcı bir hastalık olup, bronşlarda şişme ve balgam artışı şeklinde kendini belli eder. Sebebi, sıklıkla solunum yollarının üst bölgesine yerleşen bakteri ya da virüstür. Çocuklarda görülme ihitmali fazladır.


AKUT BRONŞİTİN NEDENLERİ

Akut bronşitin en büyük nedeni virüslerdir. Vücut direnci düşerse bu virüsler iltihaba neden olurlar. Bronşlara zarar verirler. Bronşlar da bu duruma tepki vererek ,şişer ve balgam üretirler.

Grip ve nezle gibi soğuk algınlığından sonra da bu durumla karşılaşılabilir. Soğuk havalar, bu hastalıkların ortaya çıkmasında en önemli faktördür. Buna bir de ağızdan nefes almak eklenirse hava yeterince ısıtılamaz ve bronşit riskini arttırır. Sigara kullanmak ya da dumanına maruz kalmak, iltihaba neden olur ve bronşit gelişebilir.Çevresel faktörler de önemli bir etkendir. Fabrika dumanları, ani ısı değişiklikleri, çok kuru ya da çok nemli havalar bronşiti tetikleyebilir.


AKUT BRONŞİTİN BELİRTİLERİ

Hastalığın belirtisi öksürük ve öksürük sonrası gelen balgamdır. Şiddetli ve inatçı bir öksürük vardır. Öksürükle birlikte, iltihabın neden olduğu ağrı, göğüs bölgesinde daha şiddetli bir şekilde hissedilir. Ayrıca öksürük, hastalığın bulaşmasına neden olur. Havadan, hastalığın bulaşması gerçekleşir.

Balgam ise hastalık ilerledikçe, daha da fazlalaşır. Ayrıca hafif ateş, titreme, boğaz ve kaslarda ağrı hastalığın diğer belirtilerindendir. Hastalık ilerledikçe zatürreye yol açabilir.


BRONŞİT TANISI NASIL KONUR? (KRONİK VE AKUT)

Yapılan fizik muayene ve tetkiklerle bronşit tanısı konur. Diğer solunum yolu hastalıklarından ayırt etmek ve kesin tanı koymak için, akciğer filmi çekilir. Hastanın boğazından kültür alınır ve gerekli kan tahlilleri yapılır.


AKUT BRONŞİT TEDAVİSİ

Tedavide kullanılan ilaçlar, hastalığın belirtilerini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Ateş düşürücüler, öksürük şurupları, ağrı kesiciler kullanılır. Balgamı kolay bir şekilde çıkarmak için, buna yönelik ilaçlar hastaya önerilir. Tedavinin fayda sağlaması için, sigarayı mutlaka bırakmak gerekir.

Antibiyotik tedavisi virüslere etki etmez. Dolayısıyla bronşit tedavisinde kullanılmaz. Fakat virüs yanında, bakteri de boğazda hastalığa neden olduğundan, antibiyotik kimi doktorlar tarafından hastalara önerilir.


KRONİK BRONŞİT

Hava kirliliği olan şehirlerde oturanlarda ve sigara içenlerde, kronik bronşit sık görülür. Yapılan çalışmalar,40-60 yaş arasındaki erkeklerin dörtte birinden fazlasında bu hastalığın görüldüğünü göstermektedir. Birbirini izleyen en az iki yıl içinde, en az birbirini takip eden üç ay süren ve balga çıkarmayla birlikte görülen öksürük, kronik bronşit olarak tanımlanmaktadır.


KRONİK BRONŞİTE NEDEN OLAN FAKTÖRLER

1. Sigara ; Kronik bronşit oluşumunun en büyük sebebidir. Günde 20 sigaradan fazla içenlerde, bu hastalığın gelişme ihtimali çok fazladır. Bronşlarda, mukus yapımını arttırır.
2. Hava kirliliği ; Sigara gibi, havanın kirli olması da bronşlarda mukus salgısını arttırır. Dumanlı havalarda, kükürtdioksitin fazla olduğu bölgelerde, bronşit riski artmaktadır.
3. Bunların dışında nemli yerler, tozlu ortamlar, kötü hava koşulları, solunum yollarında ortaya çıkan hastalıklar kronik bronşite neden olmaktadır.


KRONİK BRONŞİTİN BELİRTİLERİ

Hastalığın en çok görülen ve en önemli belirtisi uzun süren öksürük ve balgam çıkarmadır. Geceleri çok rahatsız edici bir öksürük vardır. Hastayı uykusundan uyandırır. Bronşlar daralmıştır. Hafif bir fiziksel aktivite sırasında bile, nefes almada güçlük çekilir. Hasta, çabuk yorulur. Nefes alıp verirken, kişinin solunumu hırıltılıdır. Yani sesli soluk alıp verir. Kronik bronşitte, ateş yükselmesine pek rastlanmaz.


KRONİK BRONŞİTİN TEDAVİSİ

Tedavinin ilk şartı sigaranın bırakılmasıdır. Sigarayı bırakınca, hastanın öksürmesinde ve balgam çıkarmasında azalma görülür. Hastanın, nefes alıp vermesinde belirgin bir değişiklik vardır. Kişi, çok daha rahat bir yaşam sürer.

Solunum yollarına yerleşen bakteri ve virüsleri yok etmek için ilaç tedavisi uygulanır. Bu tedavinin doğru uygulanması için, hastanın boğaz ya da balgam kültürü yapılır ve o mikroba uygun ilaç verilir.

Kirli havayı solumanın, bronşite neden olan bir faktör olduğunu belirtmiştik. Bronşiti olan kişilerin, imkanı varsa kışın, dumanın fazla olduğu zamanlarda, daha ılık ve temiz ortamlarda yaşamaları hastanın şikayetlerini azaltır.

Yapılan solunum egzersizleri ile hastanın daha rahat nefes alıp vermesi amaçlanır. Bu yöntem, fizyoterapistler tarafından kullanılır.Gerekirse hastaya oksijen tedavisi uygulanır.

Hastayı eğitmek, hastalığı hakkında bilgilendirmek de tedavinin bir parçasıdır. Bu şekilde hasta nasıl davranacağını bilir ve bronşitle yaşamaya alışır. Hastanın psikolojisini olumlu yönde etkiler.

01:36 - 20/6/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


YA TÜP BEBEKTEN YA DA SİGARADAN VAZGEÇİN...

Kategori: SAGLIK
SİGARANIN ZARARLARI SAYMAKLA BİTMİYOR

Ya tüp bebekten yada sigaradan vazgeçin

Ya tüp bebekten yada sigaradan vazgeçin

Sigaranın erkeklerde sperm sayısını ve sperm hareketliliğini azalttığı açıklandı Özellikle uzmanlar tüp bebek konusunda sıkıntı çekildiğini açıkladılar

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Traş, sigaranın erkeklerde sperm sayısını ve sperm hareketliliğini azalttığını söyleyerek, "Özellikle tedavi altındaki ya da çocuğu olmayan erkeklerin sigara içmemesi gerekiyor.

Ayrıca alkol de çok belirgin biçimde sperm üretimi üzerinde olumsuz etkilerde bulunuyor" dedi. Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Tıraş ANKA'ya erkek kısırlığına ilişkin yaptığı açıklamada, erkek kısırlığının büyük bir kısmının nedenini bilmediklerini söyleyerek, "Bilinen sebepler arasında hormonal sebepler var. Mesela beynin altında hipofiz bezinden hormon salgılanmaması kısırlık nedeni. Bu hormon salgılanmayınca testisler uyarılmaz" dedi. Bunun dışında özellikle yüzde 20-25 olguda varikoselin kısırlık nedeni olarak ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Traş, "Varikosel genellikle testisin sol tarafında, damarlarda varis gibi genişlemelerdir. Bir de menide hiç sperm bulunamaması önemli bir kısırlık sebebidir" diye konuştu. Menide hiç sperm olmamasının nedenlerine ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Traş, "Birkaç nedenden söz edebiliriz. Normalde erkekte üretilen sperm bazı kanallarla penisin arkasındaki bazı bezlere kadar gelir ve burada saklanır. Daha sonra cinsel ilişki sonrasında boşalmayla dışarı atılır. İşte bazı erkeklerde sperm kanallarında bazı tıkanıklar olabilir" dedi. Bunlar geçmişte operasyonla açılabildiğini; ancak artık bu yöntemin pek kullanılmadığını kaydeden Prof. Dr. Traş, "Çünkü kanallar çok ince olduğu için operasyon çok başarı sağlamıyor. Bu hastalarda tüp bebek tercih ediliyor" dedi. Prof. Dr. Traş, menide hiç sperm olmamasının bir diğer nedeninin de genetik faktörler olduğunu ifade ederek, "Genetik bozukluklarda bir kromozomun fazla olması, sperm üretiminin hiç olmaması ya da fazla miktarda olmasına yol açıyor. Bir de kimyasal maddeler, radyasyon, kemoterapi gibi nedenlerle de menide hiç sperm olmayabilir" diye konuştu.

-ERKEKLERDE YAŞ FAKTÖRÜ ÖNEMLİ DEĞİL-

Erkeklerde yaş faktörünün çok da önemli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Traş şunları söyledi: "Erkekler yaşla beraber sperm hareketi ve sperm sayısında azalma olabiliyor. Ama erkeklerde kadınlardaki gibi 35-40 yaş gibi çok keskin sınırlar yok. Bu nedenle erkekler çok ileri yaşlarda bile kendi spermleriyle çocuk sahibi olabilir. Öte yandan, sigara erkeklerde sperm sayısını, sperm hareketliliğini azaltıyor. Özellikle tedavi altındaki ya da çocuğu olmayan erkeklerin sigara içmemesi gerekiyor. Ayrıca alkol de çok belirgin biçimde sperm üretimi üzerinde olumsuz etkilerde bulunuyor."

-TEK SPERM YETERLİ-

Mikroenjeksiyon yöntemine ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Traş, "1991'de bulunmuş bir yöntem. Mikroenjeksiyonda tek bir sperm yakalanır ve bazı cihazlarla bir tek yumurtanın içine yerleştirilir" dedi. Prof. Dr. Traş, bu yöntemin klasik tüp bebek yöntemine göre avantajlarına ilişkin ise şunları söyledi: "Klasik tüp bebek yönteminde bir cam kabın içinde kadının yumurtasıyla 100 bin tane sperm yan yana getirilerek döllenme beklenir. Ancak bu kadar sperm bulunamadığı zaman erkekler tüp bebek yönteminden fayda göremiyor. İşte mikroenjeksiyonda bu kadar çok sayıda sperm bulunması zorunluluğu ortadan kalktı. Tek bir sperm döllenme için yeterli. Bulunan sperm direkt yumurtanın içine yerleştirilerek döllenme sağlanır."

18:07 - 8/5/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


ENERJİNİZİ ARTIRMAK İÇİN 23 ÖNERİ

Kategori: SAGLIK

 Enerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri...

enerji

1 Cardiff Üniversitesi'deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.

2 Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 - 6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.

3 Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.

4 Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz... Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını sağlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor.

5 Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz... Harvard Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı arttırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı...

6 Dik durun. Kambur durmak kasların hızlı çalışarak, yorulmasına sebep olur. Nefes almanızı zorlaştırır. Dik konumdayken daha rahat nefes alınır, oksijen akciğerlere dolar ve böylece kanın daha rahat dolaşması sağlanır...

7 Yapılan araştırmalara göre en sevdiğiniz müzikleri dinlemek stresi hafifletiyor ve yorgunlukla daha rahat savaşmanızı sağlıyor. Bu yüzden hemen bir ipod edinin ve yürürken, çalışırken, iş yaparken müzik dinlemeyi ihmal etmeyin...

8 Dışarı çıkın. Sabah kalkınca yapacağınız ilk işiniz dışarı çıkmak olsun. Amerikalı bilimadamları doğal ışığın beyni harekete geçirdiğini ve seratonin salgılamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Bu da mutluluğunuzu arttıracaktır.

9 Mutlaka gün içerisinde şekerleme yapın... Amerika'daki beyin sağlığı araştırmacılarına göre, 30 dakikalık kısa bir uyku bile insanların performansını olumlu yönde etkiliyor. Çalışırken kısa da olsa gözlerinizi kapatıp biraz dinlenin...

10 Vücudunuzun asit oranını dengelemeniz gerekir. Gereğinden fazla şekerli yiyecekler ve peynir aside sebep olur ve enerjiyi emer. Bu yüzden sebze ve meyve salatalarını bolca tüketin.

11 Doktorlar hayatınızdaki iyi şeyleri hatırlamanız için sizi mutlu eden şeyleri bir deftere yazmanızı öneriyor. Bunları okudukça, sizi neyin mutlu ettiğini daha iyi bulabilirsiniz...

12 Düzenli yemek yiyin. Yemekler arasındaki uzun aralıklar şekerin düşmesine, dolayısıyla enerjinizin azalmasına neden olur. Günde üç kez mutlaka yemek yiyin. Gün içerisinde muz, fındık, yoğurt yemek ideal...

13 Kaslarınızı hissederek enerji sağlayın. Mesela iki elinizi göğüs hizasında birleştirin ve birbirine doğru itin. Ardından başınızın üstüne kaldırın ve bunu 5-10 defa tekrarlayın.

14 Güne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Süt,  150 gr. yoğurt,  1 muz, tereyağ, bal, fındık  ve cevizi karıştırıp yiyebilirsiniz. Bu karışım  güne zinde başlamak isteyenler için ideal bir karışım.

15 Nefes alıp vermenin önemini mutlaka kavrayın. Derin nefes alıp vermek, nefes yolunuzu açacak ve daha çok enerji almanızı sağlayacaktır. Her saat üç ya da dört kez derin nefes alıp verin...

16 Cep telefonunuzu kapatın... Bırakın günün birkaç saati kimse size ulaşamasın. Gerekli olduğunda iş ve aileniz için kullanın...

17 Düzenli olun. Dağınıklık sizi strese sokacaktır. Gereksiz yere panik yaparsanız, bu stresle işleriniz yolunda gitmeyecektir. Bu kaosu yaşayıp stresinizi arttırmayın...

18 Adımlarınızı arttırın. Daha fazla yürüyüş yapın, bol bol merdiven çıkın. Olabildiğince hareketli olmaya özen gösterirseniz, kanın hızlı hareket etmesini, kaslara ve organlara giden oksijenin artmasını sağlarsınız. Bu da sizi rahatlatacaktır.

19 Magnezyum almaya dikkat edin. Sebzelerde, fındıkta ve tahıllı ekmeklerde bulunan bu vitamin size zindelik kazandıracaktır.

20 Yiyeceklerdeki enerjinin hızlı emilimini sağlayan  Co-enzimQ10, vücudun ürettiği antioksidandır. Bu enzimin oluşmasını sağlayan yiyecekler de brokoli, kahverengi şeker, kepekli ürünler, soya ve fındıktır.

21 Çok kafein ve alkol uykuyu engeller ve enerji veren B vitaminini emer. Haftada birkaç kez 1 ya da 2 kadeh şarabı geçmemeye, çay ve kahve tüketimini de en aza indirmeye özen gösterin.

22 Bilgisayarla çalışırken mutlaka aralar verin. Japon araştırmacılar, bilgisayar önünde çok oturan insanlarda endişeli olma halinin arttığını, gözlerde problem yaşandığını ve beden ağrılarının çoğaldığını söylüyor.

23 Ve son olarak beyinsel anlamda rahatlamak ve yenilenmek için kendinize 20 dakika ayırın ve şunları yapmaya çalışın...

Ilık, sessiz bir yerde oturun ya da uzanın. Üzerinizde rahat kıyafetleriniz olsun ve gözlerinizi kapatın. n Nefes alışverişinize odaklanın ve nefesinizin rahat olmasını sağlayın. n Kendinizi nehir kenarında, yeşil çimenlerin üzerinde düşünün. Güneş parlıyor, kuşlar cıvıldıyor ve siz suyun akışını duyuyorsunuz. n Suyun içinde ayağa kalkıyor, yüzünüzü güneşe dönüyorsunuz. Güneşin sizi enerjiyle doldurduğunu hissediyorsunuz. Derin bir nefes alıp, bu enerjinin içinize işlemesini sağlıyorsunuz. n Vücudunuzun ve düşüncelerinizin pozitife dönüştüğünü hissettiğinizde yavaşça gözlerinizi açıyorsunuz...

14:31 - 10/3/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


Sonraki Sayfa
Hakkımda

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Kategoriler
Son Yazılar
- Çeyizlik Pike Takımları
- Kunta Kinte Nasıl Yapılır?
- Kız Çocukları İçin Bolerolu Örgü Elbise Modeli
- Kız Çocukları İçin Tığ İşi Örgü Şapka Modeli
- Ünlülerin Makyaj Sırları ve Kullandıkları Ürünler
Etiket Bulutu
pike takımları pike takımı modelleri çeyizlik nakışlı pike takımları pike takımı örnekleri dantel pike takımları kunta kinte tarifi kunta kinte nasıl yapılır ıslak kek tarifi çikolatalı ıslak kek tarifi resimli pasta tarifleri harika örgü elbise modeli bolerolu bebek elbisesi örgü bebek bolerosu kız bebekler için örgü takım modeli en güzel bebek örgüleri örgü şapka modelleri örgü bere modelleri kız çocukları için örgü şapka modelleri tığ işi örgü şapka modelleri süslü örgü şapka örnekleri ünlülerin güzellik sırları ünlülerin makyaj sırları ünlüler hangi kozmetik ürünlerini kullanıyorlar ünlü makyaj uzmanları ünlülerin güzellik reçeteleri örgü yelek modelleri bayan örgü yelek modelleri uzun örgü yelek modelleri örgü tunik modelleri değişik örgü yelek örnekleri afghan örgü bebek battaniyesi knitting blanket örgü bebek battaniye örnekleri tığ işi örgü bebek battaniyeleri örgü bayan bere örnekleri örgü bayan atkı bere modelleri örgü bayan kazak örnekleri örgü bayan şapka örnekleri örgü battaniye modelleri örgü bebek battaniye modelleri tığişi örgü bebek battaniyesi desenli örgü bebek battaniyesi patcwork örgü battaniye örnekleri pike dantel takımı dantel çarşaf örneği kenar danteli örnekleri dantel yastık örneği dantel pike örneği